Görüş Bildir

ANKARA'DAN BAKIŞ

Cemal Toptancı

YENİ TÜRKİYE’DE HÜDAPAR’IN YERİ

24 Haziran seçimleri Türkiye’nin yeni bir sistemle tanışmasına vesile olacağı gibi, yeni yeni fikri akımların da temsiline zemin hazırlayacak bir ortam oluşturmuş durumda. İttifakların birkaç siyasi parti için baraj engelini kaldıran bu seçimde, şansın ortaya çıkışı sadece parti olarak keyfiyette bölge açısından çok anlam ifade eden, HÜDAPAR’ı dışarıda tutmuş oldu.

HÜDAPAR elbette ki baraj sorunuyla karşı karşıya ancak, çok yerinde ve isabetli bir karar alarak, seçilme ihtimalleri yüksek bazı şartlara bağlı olan Diyarbakır ve Batman’da bağımsız adayla girme kararı aldılar. Kendilerine başarılar diliyorum.

Şahsen öngörüm, HDP’nin eski gücünde ve tepkisel seçmen kitlesine sahip olmadığı cihetindedir. Ne 7 Haziran 2015 seçimlerinde ve nede 1 Kasım ayında yapılan ve gerilediği seçimde aldığı oy yüzdesine ulaşamayacağı gibi yeni seçmen kitlesinden de pek ilgi görmeyeceği görülmektedir. HDP’nin 6-8 Ekim olayları ardından, desteklediği çukur siyasetinin bölge merkezlerinde halka verdiği hem insani hemde maddi zararlar ve yaşattığı göçlerde, bu öngörümüzü teyit eden nedenler olarak unutulmamalıdır.

Son üç yıldır özellikle sağlık nedeniyle hasret kaldığım memleketim Diyarbakır’a geçen Mart ayında yaptığım seyahate kent halkının oldukça suskun ve ketum olduğu nazar-i dikkatimi çekmişti. Sözkonusu suskunluğun nedenini araştırdığımda, bunun duyulan bir korku nedeniyle olmadığını halkın özellikle yaşamış olduğu süreçten dolayı hala üzüntülü olduğunu ve yaşanılanları asla tasvip etmediklerinden dolayı suskun kaldıklarını da söylemeliyim.

HDP’ye daha önce çeşitli nedenlerle oy vermiş, özellikle iktidarın yerel ve genelinde temsilci olarak seçilmiş aktörlerine duyulan kızgınlığında payının olduğunu görmek mümkündür. Bu vesileyle bölgede siyasetten güçlü bir varlığa sahip olduğu inkâr edilmeyen, HDP’nin bu tabanlardan kolay kolay oy isteyemeyeceği de aşikârdır. Çukur siyasetleri nedeniyle batı metropollerine göç etmeye adeta mahkûm edilen yüzbinlerce bölge halkının yaşamış olduğu dram da, gittikleri bölgelerde yaşayan daha önceleri göç etmiş Kürd seçmenler üzerinde de olumsuz bir etki yapmış bulunmaktadır.

HDP, seküler Türksolundan batı bölgelerinde 7 Haziran ve 1 Kasımda aldığı desteği de artık göremeyecek durumla karşı karşıyadır. Her ne kadar batı metropollerinde seküler ve Marksist çizgide ki adaylarla Türksoluna karşı şirin görünme arzusuyla oy alacağı ihtimali üzerinde de hesap yürütüyorsa da kazın ayağının öyle olmadığını göreceğiz, diye büyük konuşmalara da tanık olmaktayız.

Saadet ve İyi partinin bölgede bütün beklentileri, Ak Partiye aday olmak için müracaat etmiş ancak aday olamamış ve onların şahsında ifade edilen bir küskünler hareketi oluşumu var. Bu oluşumun karşılıkları halk içinde ne kadardır, bunu öngörmek mümkün değildir. Ancak Ankara’dan duyumumuz o ki, bu küskünler hareketinin etrafında ki tabanlarının kesinlikle bu iki siyasi partiye olumlu bir yaklaşımının ve desteğinin olmayacağı cihetindedir. CHP’ye gelince ittifakın ağabeyi bir parti olarak, bölgede nasıl bir güce sahip olduğu daha önceki seçimlerde aldığı oy oranıyla kendisini ifade etmektedir.

Burada bizce en büyük sürpriz, HÜDAPAR’ın bölgede Diyarbakır ve Batman illerinde gösterdiği bağımsız adaylarıyla alacağı oylar olacaktır.

HDP’nin baraja takılması ve HÜDAPAR seçmeninin bağımsız olarak çıkarması oldukça muhtemel olan bu iki adayının Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsil edilmeleri siyaset sosyolojisi açısından bölgede büyük bir dengenin oluşmasına kemiyetten çok keyfiyetin tezahürüyle Brüksel’den ta Washington’a kadar bir deprem yaşatacağı da muhakkaktır.

Seküler Kürdlerin yerine, bölgeden Mütedeyyin Kürdlerin, insanlık adına yapacakları siyaset Mezopotamya’nın üzerinde yeni haritalar hayal edenlerin hicranı olacaktır.